polo shirt lacoste australia fred perry poloshirt damen polo lacoste polo lacoste cheap polo shirts nz polo ralph lauren australia lacoste sale polos hombre polo outlet fred perry sverige polo lacoste camicie polo polo ralph lauren shirts australia polo skjorta lacoste polo shirts polo ralph lauren outlet tommy hilfiger rea
Print

Atatürkçü Düşünce Sistemi

Atatürkçü düşünce sistemi olarak ifade ettiğimiz Kemalist ideoloji konusunda pek net bir yargıya varamamış olanlar için bu gün ideoloji kavramını ele almak gerekir. İdeoloji nedir?
İdeoloji, Batı Felsefe dünyasında, özellikle Marksist gelenekle birlikte, 19.yüzyılda oluşmuş, 20.nci yüzyıl başlarından bu yana, 150 yıldır, yoğun kullanılagelen bir kavramdır. Evreni, dünyayı, özellikle toplumsal yaşamı algılamak biçimi, aksiyomatik dünya görüşü olarak da betimlenebilen
İdeoloji, önerdiği, öngördüğü, kurguladığı yaşam tarzını biçimlendirmek yönünde beklenti, amaç ve eylemleri kapsayan sistematik, yani birbiriyle ilintili ve çelişkisiz, düşünceler bütünlüğüdür.
Daha kısa, genel bir ifade ile “ideoloji = düşünce sistemi” diyebiliriz.
Toplumsal işlemlere uygulanan ve dolayısıyla temel politikaları oluşturan soyut bir düşünce sistemi olarak ideoloji, asgari sürtüşme ile ve kamu yönetiminde azami kontrol sağlayacak bir yöntemle, toplumsal yaşamda köklü bir yenilik, ve değişiklik sunmak savındadır.

Kısaca, “Bilimi rehber alan1 ulus devlet2 ” anlayışı olarak tanımlayabileceğimiz Kemalizm de evrensel bir ideolojidir. (Kemalist ideoloji ve Atatürkçü düşünce sistemi eşdeğer kavramlardır.)
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kuruluş felsefesini oluşturan Atatürkçü düşünce sistemi iki temel aksiyom üzerine inşa edilmiştir:
1. Toplumsal yaşamda, devlet yönetiminde Bilimin rehber alınması.
Kemalizm/Atatürkçülük dışında hemen bütün ideolojiler, doktrinler belirli, değişmez dogmalar temelinde inşa edilmişlerdir. Dolayısıyla belirli dönemlerde, belirli sosyal paradigmalara yanıt olarak ortaya konan bu dogmatik kurallar, değişen koşullarda değişime, yok olmaya mahkûm olduklarından, prensipte bütün ideolojilerin er ya da geç tarihin çöplüğüne gitmeleri kaçınılmazdır. Oysa insanlık var olduğu sürece “bilim” var olacağından, bilime, bilimsel akla dayalı Atatürkçü düşünce sisteminin böyle bir sıkıntısı söz konusu değildir.
Toplumsal yaşama bilimsel akılcılık yön verdiği sürece laik devlet sistemi işleyecek; yurttaşlar arasında toleransın, hoşgörünün, empatinin ve dayanışmacı işbirliğinin geliştiği barış ortamı oluşacaktır. İşte gerçek Demokrasi (Atatürk’ün tanımıyla Halkçılık, yani halkın, halk tarafından, halk için yönetim erkini kullanması) bu temel üzerinde mümkün olabilecektir. Demokrasinin olmazsa olmaz koşulu, doğurganı Laikliktir. Bu kavramsal doğurganlık sıralamasını takip edecek olursak sonuçta barış, güvenç ve erinç içerisinde yaşayan bir toplum düzenine geliriz:
Bilimin rehberliği →aklın özgürlüğü→laiklik→demokrasi(halkçılık)→ sosyal adalet→özgürlük→yurtta barış
Bu sıralamada her kavram bir önceki kavramın türevidir;örneğin, özgürlük olmadan barış olmaz, sosyal adalet olmadan özgürlük olmaz. laiklik olmadan demokrasi olmaz vs… Muhakkak ki bu kavramların her biri üzerine kitaplar dolusu açıklayıcı bilgiler yazılabilir, ancak biz şimdilik başlıklarla yetinelim.
Bilimin rehberliği yerine toplumsal yaşam ve kamu yönetiminde dinin, dogmaların rehberliğini esas alan devlete “teokratik” devlet denir. (ör. şeriatla yönetilen ülkeler) Bu tür devlet mantığında, yukarıdaki sıralamamız da şu şekilde değişir:
Dinin rehberliği → dogma→iman→ teokrasi→ümmet→ kul→ biat→ sükûnet
Unutmayalım, “sükûnet” ve “barış” çok farklı kavramlardır. Sükûnet çok defa baskı ve dayatmalarla sağlanır..
2. Atatürkçü düşünce sisteminin ikinci temel aksiyomu “Ulus devlet” yapılanmasıdır. Neden Ulus devlet?
Sınırlı (misak-ı milli) bir Coğrafyada (ör. Türkiye) bir arada yaşamak istencini gösteren ve bu amaçla bir araya gelen (re-public=halkın bir araya gelmesi, toplanması) ve bir “Cumhuriyet” oluşturan cumhura (topluma) millet/ulus denir. Biri vatan(ülke), diğeri millet(ulus) olan iki bileşenli Devlet, işte bu ulusal iradenin (Anayasa) somutlaşmış halidir: Türkiye+Cumhuriyeti=Devleti
Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, “Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk milleti denir” ifadesiyle Türk milletinin veciz ve gerçekçi tanımını vermiştir. Dikkat edilirse, Atatürk Türk halkı demiyor, Türkiye halkları da demiyor… Çünkü Türkiye’de bölücü propagandistlerin iddia ettikleri gibi halklar yoktur ve “Türk” bir halkın, bir etnik grubun adı değil, bir milletin adıdır. Şurası açık bir gerçek ki, binlerce yıllık geçmişi boyunca bu topraklarda, Türkiye coğrafyasında, 3 büyük imparatorluk, 7 büyük Krallık, onlarca beylik, sultanlık kurulmuş, değişik kültürler yaşamıştır. Büyük akınların, kavimler göçlerinin hallaç pamuğu gibi attığı Anadolu kültürel ve genetik anlamda dünyanın en yoğun karışıklığına sahne olmuştur. Böyle bir coğrafyada yaşayan insanların gerçekle uyuşmayan, bilimsel tutarlığı olmayan ırkçı söylemlerde bulunması, artık tarihi hatıralar olmuş etnisitelerden bahsederek ayrımcılık yapması, saçmalıktır, “abesle iştigaldir”
Her şeye rağmen yurttaşlarımızdan bazıları kendilerini nasıl betimlerlerse betimlesinler, kürt, arap, çerkez, türkmen, pomak, gürcü, abaza, yörük, tatar, rum, zaza, boşnak, alevi, sünni, ermeni, musevi, vs. vs…. hepsi 82 milyonluk büyük TÜRK ULUSU ‘nun eşit bireyleridir.
Türklük, bir kan meselesi, bir ırka aidiyet değil, bir kültür meselesi ve bir millete bilinçli mensubiyet meselesidir.
***
Sistemler teorisi sistem büyüklüklerinin fiziksel çevre koşulları tarafından belirlendiğini söyler. (örneğin soğuk iklimlerde, kutuplarda 10 cm den daha küçük bir memelinin yaşaması mümkün değil, çünkü bütün vücut koruyucu yağ kütlesi olmak durumunda) Ülkelerin büyüklükleri için de benzer çözümlemeler geçerlidir. Ölçüsüz toprak kazanımlarıyla Emperyal büyümelerin kısa sürede yozlaşıp, çözünüp dağılmalarının kaçınılmaz olduğunu tarih göstermiştir; yine aynı şekilde şehir devletçikleri şeklindeki minik yapılanmalar da uzun ömürlü olamamışlardır. Büyük emperyal devletlerle, küçük şehir/eyalet devletler arasındaki Ulus devlet modeli, Gezegenin fiziksel koşulları da göz önüne alındığında, “optimal” yapılanmadır. Bu gün dünyada 200′ü aşkın devletin yarısına yakını ulus devlet modeli devletlerdir.
Sömürü temelinde egemenlik kurmak demek olan “emperyalizm” bir yandan kolay sömürü için ülkeleri parçalamak ve bölmek (divide et impera!) siyaseti gereği dünyada binlerce (en az 2 bin) devletçik kurmak planları geliştirirken, öte yandan tüm dünyayı finans kapitalizmin tek elden yöneteceği bir modele, büyük küresel devlet modeline yönelmektedir. Hem bütün dünyayı tek elden “yönetmek” için ele geçirmek, tek dünya devleti kurmak, hem de bu bütünü “sömürmek” için binlerce parçalara bölmek! Emperyalizm, bu iki uç arasındaki çelişkisini yaşarken, Ulus devlet modeli Emperyalizmin işine gelmeyen, emperyalizme karşı durabilen model olarak öne çıkmıştır. Küresel Emperyalizm sömürüye karşı duran, bağımsız ulus devlet modeli istemez. Özetle, “Emperyalizm sömürmek için örgütlenmek, ulus devlet ise sömürüye karşı durmak için örgütlenmektir” diyebiliriz.
Ulus devletin en büyük özelliği, Mustafa Kemal’in dediği gibi, tam bağımsızlık (istiklal-i tam) temelinde oluşudur; yani siyasi, kültürel, askeri, hukuksal ve ekonomik anlamda bağımsızlık. Emperyalizm bunu istemez; bu değer yargılarını yok etmek ister.
Ulus devlet anlayışı ve istenci “tam bağımsızlık” kavramını doğurur. (çok defa “tam bağımsızlık olmadan ulus devlet olamaz” denir ki, burada mantıksal bir hata var, tersine, Ulus devlet istencidir, Tam bağımsızlık kavramını doğuran)
2.nci aksiyom için de kavramsal türev sıralamasını yapacak olursak;
ulus devlet→tam bağımsızlık→antiemperyalizm→devrimcilik→ sömürüye karşı mücadele→ anti-kapitalizm→ planlı ekonomi(devletçilik) →küresel barış.
Sonuçta Mustafa Kemalin veciz sözü; “Yurtta barış, Dünyada barış !” haklılık ve anlam kazanıyor. Yurtta ve Dünyada barış için tüm dünyaya Kemalist öneri, bilimin rehberliğindeki Ulus devlet modelidir. 21. nci yüzyılın baş edilmesi gittikçe zorlaşan devasa sosyo-ekonomik problemler batağından 22. Yüzyıla salimen çıkacak ülkeler, adını doğrudan telaffuz etmeseler de, Atatürkçü düşünce sistemini başarıyla uygulayan ülkeler olacaktır. Saygılarımla.

Prof.Dr. Ali ERCAN
ADD Bilim Danışma Kurulu Başkanı

lacoste australia camicie polo polo ralph lauren polo lacoste sale polo ralph lauren fred perry polos hombre polo ralph lauren polo ralph lauren sale polo shirt fred perry polo australia polo shirt lacoste polo polos lacoste poloshirt damen tommy hilfiger polo ralph lauren polo
viagra priser apotek levitra virkning cialis en om dagen viagra virkning kamagra bivirkninger cialis online danmark
poloshirt polo homme lacoste polo shirts fred perry polo lacoste outlet poloshirt damen polo ralph lauren damen lacoste sale polo ralph lauren ireland polo ralph lauren lacoste polo shirts ireland tommy hilfiger australia polo ralph lauren shirts australia polo ralph lauren australia polo ralph lauren outlet polo ralph lauren femme polo lacoste polo outlet lacoste polo lacoste australia lacoste polo shirts fred perry polo australia tommy hilfiger polo polo ralph lauren
hollister australia hollister sydney adidas superstar ireland adidas superstar
nike roshe run nike air max 95 jordan sko air jordan sko nike roshe run flyknit air max 95 nike sb stefan janoski max nike huarache nike sneakers nike sko nike sb janoski louis vuitton solbriller nike huarache dame
timberland schuhe timberland wien timberland schuhe damen timberland boots timberland femme timberland boots timberland noir timberland shoes timberland homme timberland chaussure timberland schoenen timberland shoes timberland boots
adidas nmd adidas nmd r1 adidas yeezy boost 350 prix adidas zx flux damen adidas tubular nova adidas stan smith pas cher adidas superstar pas cher adidas zx flux adidas yeezy boost 350 adidas nmd runner adidas gazelle homme adidas superstar femme adidas stan smith femme adidas nmd r1 adidas superstar damen adidas tubular adidas gazelle femme adidas yeezy adidas superstar adidas yeezy 350 boost